
Aslında bu yazıyı dün akşam yazıp fotolarını da ekleyip kaydetmiş olmama rağmen bloga döndüğümde yazım ortada yoktu. Bu durum başıma bi kaç kez daha geldi. Neden oluyor anlamış değilim, bu konuda bilgisi olan birisi beni aydınlatırsa sevinirim zira oldukça sinir bozucu oluyor.

Dünki yazım daha uzundu ama bugün kasmicam direk kıssadan hissesi ile başlayacağım: 11 ay çalıştıktan sonra 20 gün kimseye yetmiyorrr, şikayetçiyim hakim beyyy!!!
Antalyadaydık bu yaz, annemlerin yazlıkta geçirdik tatilin büyük bir kısmını. Evin yakınındaki sahilde takıldık daha ziyade. Bir de her yıl olduğu gibi kale içi, beach park, migros ve luna park ziyaretlerimizi yaptık tabi :) Bir de yeni bir avm açılmış öZDİLEK adıyla,migrosdan daha büyük güzel bir yerdi. Özdilek de içerisinde olduğundan plaj havlusu almayı ihmal etmedik tabi.
Ama beach park eski havasını kaybetmiş, bir çok cafe,bar, restorant, hediyelik eşya dükkanı kapanmış, plajlar sinek avlıyordu. Aksine bizim evin oralardaki plajlar cıvıl cıvıldı akşamları da canlı müzikli eğlenceler oluyrdu. Bir kaçını da havai tarzı döşemişler bayıldım bayıldım..

Arabayı park edip gezmeye başladık ve birbirine parelel yokuş aşağı dükkanlarla dolu bir sokağa girdik. Her yer ışıl ışıldı. Yokuşun bittiği yerde bir meydan var sonrasında da marina. Ayrıca Side'de yaz festivali olduğundan bir de konser alanı hazırlamışlar. Ama çoook kalabalıktı ve sanırım yaşlanmışız bi kaç turdan sonra otele geri döndük.