22 Kasım 2010 Pazartesi

Çakma Trufflar ;)



Herkese merhaba, umarım hepinizin bayramı güzel geçmiştir.

Sizlere bayram dönüşü bi truff yaptım, ama çakmasından.Tadı güzel, tarifi de aşağıda;

7 adet kakaolu fındıklı eti top kek
1 ufak su bardağı süt ( 3/4 bardak süt)
1 paket kakaolu creme olenin yarısı
Hindistan cevizi
Pasta süsü

Önce kekleri bir kaba rendeliyoruz.Sonra sütü,creme ole ile çırpıyoruz (içine çok az da kahvaltılık sanadan koydum). Krema halini alınca rendelenmiş kekleri ekliyor ve karıştırıyoruz. 30-60 dk. dolapta bekletiyoruz ki kıvamı sertleşsin. Sonra da böle toplar yapıyoruz. Hindistan cevizi veya pasta süsüne batırıp tekrar dolaba kaldırıyoruz. Az sona benim yapacağım gibi dizi izlerken yanında çayla birer ikişer yutuyoruz. Afiyet olsun :)))

7 Kasım 2010 Pazar

Fincanlar,kupalar part 2




Bu kupayı uzun süre Ankaradaki bölümde kullanmıştım, üzerinde bi uçtan bi uca sevimli hayvanlar var,her biri bölümden birini temsil ediyordu,yani herkes kendine birisini seçmişti :)





Altaki kupayı ise Van'dan almıştım. 2008'de kongre için gitmiştim, müthiş bir kapalı çarşısı vardı. Daha önce de bahsetmiştim. Kupa da oraya özel, üzerinde bir gözü yeşil bir gözü mavi van kedisi var. Bunun tabakları,çaydanlıkları falan da vardı, ama ben almamıştım.




Bunlar da sıradan kupalar aslında ama severek kullandım. İkisini de Migrostan almıştım.


Aşağıdaki fincan ise anneme Almanya seyahati sırasında tanıştığı bir bayandan hediye edilmiş. Pasta takımı da var. Annem de hiç açmadan bana verdi. Kibar bi takım..


Bu fincanları ise bayılarak aldım. Mudo conceptte ilk görüşte vurulup hiç düşünmeden aldığım ürünler, çok ince porselenden üretilmiş, insan kullanırken tedirgin oluyo.




6'lı bir takım bu da.Keşke pasta tabakları da olsa da hemen alsam :) Ortadaki ise benim İngiltereden aldığım oldukça büyük bir fincan. Bu fincanı Newcastle'da okyanusa kıyı bir kasabadan aldım. Orada her hafta sonu antika pazarı kuruluyormuş. Anlayacağınız tam benlik. Bi de hastasıyım bu fincanların ya, hemen zıpladım. Ancak yalnızca 1 tane vardı,baya eski bir üretim ve benim :D



Bu tip desenlere bayılıyorum, anneannemde yemek takımı, kaseleri ve fincanları var,baya orjinal. Bu kupa ise sıradan bir ürün, yani yine Migrostan almıştım :)




1 Kasım 2010 Pazartesi

İçli Köftelerim

Akşam iş çıkışı bişiler atıştırıp öyle geldik eve. Kanallar arası zap yaparken yemekteyizde bir bayan ana yemek olarak içliköfte yapmış. Tabağın etrafını salatayla doldurup ortasına bir tane içli köfte koymuş. Allah akıl fikir ihsan etsin. Bari üç tane falan koy, ana yemek niyetine
yapıyosun.. Neyse ay bi canımız istedi bi canımız istedi anlatamam. Yapardık yapamazdık
derken kendimizi mutfakta bulguru yoğururken bulduk :) Tarifini netten Oktay ustanın sitesinden bulduk.
Fena da olmadı ya 20-30 dk.mızı aldı hepi topu. Az yaptık çünkü. Haşlamaya cesaret edemedik dağılırlarsa diye. O yüzden kızarttık, ama yumurtamız yoktu direk kızarttık, biraz yağlı oldu ama lezzeti harikaydı. Eee bi deneyin derim ;)
Tarif;
Dış kısım:
1 bardak ince bulgur
1 bardak un
1 kaşık salça
Tuz
İç kısım:
500 gr kıyma
1 soğan
karabiber,kimyon,tuz
1 kaşık salça
Soğanları pembeleşene dek yağda kavuruyoruz (tarif 125 gr margarinle demiş ama ben kullanmadım) Kıymayı tuzu,karabiberi,kimyonu, salçayı ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. İnce bulguru geniş bir kaba koyup, ılık suyu yavaş yavaş ilave ediyoruz, bi taraftan da unu. Yoğuruyoruz (ben elimi hiç sürmedim vala kaşıkla ezerek karıştırdım) salçayıda ekleyip karıştırıyoruz. Yumurta kadar koparıp yuvarlak yapıyoruz,içini koyup kapatıp kaynar suda haşlıyoruz (ben dağılır diye direk yağda kızarttım3-5 dk. kadar)
Ben fazla yapmak istemediğimden su bardağını ufak bardak kullandım,kıymayı da 250 gr. aldım. Tabaktaki + 2 tane çıktı :)
www.oktayustayemektarifleri.com adresinde de bulabilirsiniz.

31 Ekim 2010 Pazar

Sevdiğim Fincanlarım,Kupalarım Part 1

Fincanları,kupaları çok seviyorum. Bir ara ingiliz çay fincanlarına takmıştım, illaki benim de olmalıydılar. Derken kayınpederim İngiltere seyahati dönüşünde getiriverdi bi tane,yanında da pasta tabağı var,uçuk pembe mavi minik çiçekler var, şık bişi.Ama fotosunu çekmedim daha çekip ekleyeceğim. Neyse en sonunda kendim de gittim de bi fincan da be aldım. Onun dışında her görüğüm yerde bi tane alıyorum nerdeyse. Az bi kısmını ekliyorum buraya bakalım beğenecekmisiniz :)

Ortadaki eşimin bir yılbaşı günü hediyesiydi. Kalplerin etrafı parlak gri aslında. Bir de pasta tabağı var o da desenli. Uzun süre kıyıp da kullanamamıştım. Bide böyle bir huyum var benim,çok sevdiysem hayatta kullanamıyorum,ne olursa olsun öylece bekliyo.

İki yandaki kupalar ise kardeşimin yılbaşı hediyesiydi. (touch me marka). Onlara ait bir porselen çaydanlık ve porselen tepsi var. Onları da kıyamadan bekletiyorum :)





Bu da yıllar yıllar öncesinde Paşabahçede görüp kafaya taktığım 6'lı bir fincan takımıydı. O zaman bekardım, annem de çeyizime almıştı.




Önce kendisini görüp sonra takımını da alarak mağzadan çıktığım kalpli fincan ve yemek&pasta takımı :)

Bu kutudakiler de Mudo'dan aldığım ikili takım halindeki fincanlar










Önce kutusunu sonra da kendisini beğenip aldığım fincanlar bunlar..





Aşağıdaki de Paşabahçeden. Başka bişi almak için girip aa ne sevimli kutu,ne sevimli bardak diye duramayıp aldığım bir cam fincan/kupa.















Bu kupanın ayılısı,tavşanlısı, farelisi,kurbağalısı falan da vardı ben pandalısını sevmiştim.
Aslında bu tek bir yazı olacaktı ama hem daha fotolar var.Hem de saat geç oldu uykum var. Yani 2 part halinde yapsam daha iyi olacak diye düşündüm, herkese iyi geceler tatlı rüyalar öleyse :)

29 Ekim 2010 Cuma

HAYALKIRIKLIĞI VE HAVUÇLU KEKİM :)



Güya Kapadokya fotosu olacaktı ama eldeki bu oldu malesef, pijamalar eşliğinde yudumlanan kahve....Dün sizlere kapadokya gezimizden bahsetmiştim arkadaşlar, ama sağanak yağışlar nedeniyle iptal ettik ve arkadaşlar da gelmediler, o kadar heveslenmiştim ki anlatamam tam bir hayal kırıklığı oldu :( pof! Hep böyle olur zaten ne zaman plan yapsak mutlaka çıkar bişi..

Neyse biz de öğlene doğru uyanıp dışarıda kahvaltı yapmaya çıktık, ardından alışveriş merkezini gezdik, sonra da yağmura rağmen sosyete pazarına gittik. Çok kalabalıktı tatile rastgeldi diye millet gelmiş :/ . Sonrasında da eve gelip dinlendik. Bizim beyin Bursa&FB maçını izlicem die tutturması neticesinde ben de kendimi kek yapmaya verdim :) Uzun zamandır yapmıyordum havuçlu kek. Küçükken annem misafir geleceği zaman yapar,üzerine de vanilyalı krema sürerdi. mmmm enfes olurdu. Gözümün önüne geldi hemen koyuldum işe. Tarifi de paylaşmak istedim, çok pratik bir kek bu, çok da lezzetli;


Vanilya soslu tarçınlı-havuçlu kek

İçindekiler;
2 yumurta
4 bardak un
1 bardak toz şeker
3/4 bardak sıvı yağ
1 bardak süt veya yoğurt
2 havuç
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
istenilen miktarda tarçın (ben bol kullanıyorum)
portakal kabugu rendesi veya çeyrek çay bardağı portk.suyu

Sos: Creme Ole vanilyalı ve 1 bardak süt

Yapılışı; şekerle yumurtaları çırpıyoruz,sütü, yağı ve unu da ekliyoruz.Havuçları rendeleyip koyuyoruz. Kabartma tozu, vanilya,port. kabuğu rendesi/suyunu ve tarçınımızı da ekliyoruz. Kalıbımızı yağlıyoruz önceden ısıttığımız fırında 175 0'de pişiriyoruz. 30-40 dk falan sürüyor arada kontrol ederek alıyorum ben. ( Kalıbım ufak olduğundan ben de ufak su bardağı kullanıyorum sizinkide öyleyse ve bardağınız da büyükse 1 bardak yazan miktarları 3/4 olarak kullanın yoksa kek taşıyor,tecrübeyle sabit :D )




İsterseniz sos yapmayıp pudra şekeri serpip de sunabilirsiniz, o da harika oluo.





Sos yapıcam derseniz onu da en kolay creme ole'nin yarısını 1 bardak süte döküp,mikserle 3 dk. çırpıyosunuz ve fırından çıkan kekin üzerine sürüyorsunuz.








İştee süper kekim, eşim bağrıyoo "hadi yiyelim artıkk" diye :)))

28 Ekim 2010 Perşembe

Yaşasın 29 Ekim!!!

Güzel ülkemizin en güzel resmi bayramı "Cumhuriyet Bayramı" .
Değerini bilelim cumhuriyetimize,yurdumuza sahip çıkalım.
Hepimize kutlu olsun arkadaşlar :)
Yarın itibariyle Ankaradan arkadaşlarımız gelecek, Kapadokyayı gezmeye gideceğiz. En son 10 sene önce öğrenciyken okulun düzenlediği geziyle gitmiştik. Asmalı konak çekilio diye daha bi revançtaydı. Özcannn die koştugumuzu hatırlayıp kendime şaşırıyorum :p
Lalezar otelde yer ayırttık, otantik bir yer, yani netten öyle görünüyor, odaları kayadan oyma.peri bacalarının ortasında harika bir manzarası var. Bakalım yarın göreceğiz.
Umarım güzel geçer,dönüşte fotoları paylaşırım arkadaşlar, kendinize iyi bakın, iyi bayramlar!!!

21 Ekim 2010 Perşembe

Sarı Yapraklarla Sonbahar...


http://www.dailymotion.com/video/xdtsfr_alpay-eylulde-gel_music

Sonbaharları seviyorum, ilkbaharları da aslında yazları ve kışları da seviyorum, (yazı rayından çıktı :D )
Sonbaharları bi ayrı seviyorum , camdan bakıyorum yeşilin sarının her tonu var dallarda,yollarda..
Genellikle hava ılıktır vevhafif bir rüzgar vardır önce saçlarıma çarpan sonra da yaprakları ayaklarıma düşüren..

Uzun uzun yürümek istiyorum böyle havalarda, uzun uzun havayı içime çekmek istiyorum, şehre tepeden bakıp sıcak çayımı yudumlamak istiyorum.
Dökülen yapraklara takılır arada gözlerim dilimden şu şarkı dökülür belli belirsiz "her sonbahar gelişinde, sarı sarı yapraklarla,kuru dallar arasında sen gelirsin aklıma" ... (bu şarkıyı bi konserde düet yaparak söylemiştik de oradan bi ayrı severim yani)
Alpayın "Eylülde gel" şarkısına da bayılırım her sene bu mevsimde aklıma gelir bir kaç kez dinlerim,sizler için de sadece linkini ekleyebildim.

Doğayı izlemek,dinlemek lazım, ruhumuzdaki bedenimizdeki kirlilikten,yorgunluktan,stresten arınmak için en iyi yol bence. Yaşıyorken hazır, her mevsimin tadını çıkarmak lazım.. Her neyse bir dahaki sonbaharın da tadını çıkarabilmek dileğiyle, parçayı dinleyin ha ;)